Bir önceki bölümde conducted emission tarafında kablo üzerinden akan parazitleri “yakalamaya” çalıştık ve bunların basit filtrelerle nasıl bastırabileceğimizi tartıştık. Bu sinyallerle uğraşmak nispeten kolaydır; çünkü sistemin sınırları, akım yolu bellidir ve LISN koyduğumuz noktada hikâye büyük ölçüde kontrol altındadır. Fakat konu radiated emission’a geldiğinde oyun tamamen değişir. Artık kablonun içinden değil, havanın içinden konuşmaya başlarız; PCB üzerindeki her loop, her hızlı kenar, her parasitik antene dönüşür ve sistem istemeden bir RF verici gibi davranır. Üstelik bu sefer sadece kendi tasarımımız değil; yerleşim, kablo geçişleri, kutu, hatta ortam bile sonucu etkilemeye başlar. Yani ölçtüğümüz şey sadece “devre” değil, komple fiziksel sistemin kendisi olur. Bu yüzden radiated emission testleri genelde EMC sürecinin en zor, en sürprizli ve en çok “nasıl geçtim?” dedirten kısmıdır.