Elektrik veya elektronik ile çalışan herkes bilecektir ki AC ve DC, elektriğin iki temel formudur ve her biri farklı uygulamalarda önemli rol oynamaktadır. Tesla ve Edison’dan beri savaş halinde olan bu iki kardeş form günümüzde birçok alanda ortaklaşa kullanılmaktadır. Hatta öyle ki güç elektroniği uygulamalarının neredeyse yarısı DC/AC ya da AC/DC olacak şekilde bu iki formun birbirine dönüştürülmesi üzerinedir. Gelişen yarı iletken teknolojisi ile birlikte daha önce ele aldığım multilevel dönüştürücüler ve gelişen mikrodenetleyiciler ve kontrolcüler gibi teknolojik yenilikler sayesinde AC->DC ya da DC->AC dönüşümleri hem daha karmaşık hem de daha yetenekli bir hal almıştır.
Enerji, yaşamın ortaya çıktığı ilk zamanlardan bu yana önemli bir done olmuştur. Önceleri hayat sürdürmek için gerekli olan enerji, şimdilerde insanlığı ayakta tutan bir yapıtaşı olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu ihtiyacı en temiz yolla sağlamanın yolu ise yenilenebilir enerji kaynaklarından geçmektedir. Yenilenebilir enerji kaynakları ele alındığında karşımıza başta rüzgar ve güneş olmak üzere bir çok doğal kaynak karşımıza çıkar. Bu enerji kaynaklarından güneş enerjisini ele aldığımızda, özellikle güç elektroniği elemanları gelişiminden sonra yüksek verimli eviriciler-dönüştürücüler yapmak mümkün olmuş ve kullanım alanı oldukça yaygınlaşmıştır.
Güç elektroniğinde donanımsal ya da yazılımsal kontrol günümüzde firmaların know-how’larının temellerini oluşturur. Bu tecrübe ve sonrasındaki kontrol ne kadar başarılı ise tasarımcı ve firması için rakipleri karşısında avantaj yaratacaktır. Sistemi yöneten donanımsal ya da yazılımsal kontrol; sistemde oluşan bozucu değişkenlere karşı, sistemin stabil şekilde çalışmasını sağlayacak değişkenleri uygulayan metotlar bütünü denebilir. İyi bir kontrolün temelinde ise, kontrol edilen sistemin parametrelerinin iyi ölçümü gelmektedir.