Elektrikli araçlar son yıllarda hayatımızın vazgeçilmez unsurlarından biri haline geldi. 2010’dan bu yana motor sürücüleri ve şarj cihazları üzerine çalışan biri olarak, bugün alışageldiğimiz bu araçların dönüşümünü yakından takip etme fırsatı edindim. Başlarda çoğu kişi için bir hayal ve alay konusu olan fikirlerin bugün gerçeğe dönüşmesinde şüphesiz Tesla’nın payı çok büyük. Elektrikli araçların yaygınlaşmasında öncülük eden, bunun için gerektiğinde patentlerini dahi açan Tesla, bugün alışıldık hale gelen pek çok elektrik sisteminin de temellerini attı. Milyonlarca insanın güvenle kullanacağı, otomotiv standardına uygun bir sistem kurmak kolay olmasa da Tesla bunu kendi araçlarında standart haline getirmeyi başardı ve geldiğimiz noktada sektöre yön veren bir marka haline geldi.
Piyasayı yavaş yavaş domine eden SiC gibi yarıilerkenlerin getirdiği avantajlardan dolayı yüksek verimli ve yüksek güçlü solar inverter sistemlerine ihtiyaç ve talepler, küresel ısınmanın da etkisiyle günden güne artmaktadır. Artan talep, rekabetçi firmaları sahaya sokarak fiyat anlamında kıyasıya bir mücadele verilmesine yol açmaktadır. Bunun neticesinde saha kurulumundan, evirici tasarımına bir çok nokta ince elenip, sık dokunmaktadır. Bu rekabetin çok sıkı yaşandığı güneş enerji tarlaları, panel verimsizliklerinden dolayı, çok büyük alanlar işgal etmekte ve bunun sonucunda panel/şebeke kablolaması ve trafosu, saha kurulumlarında ciddi maliyet kalemlerinden biri haline gelmektedir. Bu sorunu aşmak için ise evirici ve panel üreticileri beraber çalışarak gerilim seviyelerini yukarılara çekip avantaj kazanmaya çalışmaktadırlar.